Feminist Film İnceleme I Pedro Almodovar-Sinir Krizi Eşiğindeki Kadınlar

Film boyunca farklı kadın karakterlerin temsilini izliyoruz. Yıllarca aldatılmış bir kadının tımarhaneye düşmesi, aldatan bir kadının aldattığı kişi tarafından ihanete uğraması ve bu süreçte deli olan karısına duyduğu kin, bir mankenin terörle ilişkili bir erkek tarafından kandırılması ve genç bir kadının bakireliğin getirdiği mutsuzlukla kendi kimliğini arayışı… Almodóvar, bu kadınlar aracılığıyla, erkek egemen bir bağlamda kadınların kimlik inşa sürecini incelikle işliyor.

Filmde çapkın bir erkek karakterin, sonunda zavallı bir duruma düşmesi ve sevgilisi tarafından hayatının kurtarılması, Almodóvar’ın erkeklik kavramına eleştirel bir bakış sunduğunu gösteriyor. Yönetmen, bu sahnede “erkekliği öldürerek” gücü kadınlara teslim ediyor. Feminist bir karakterin, ana karakter üzerinden tokatlanması ise feminist iç tartışmalara bir gönderme gibi görünüyor. Almodóvar, burada yalnızca toplumsal cinsiyet normlarını değil, feminist hareketin iç dinamiklerini de sorgulatıyor

Kırmızı, beyaz ve mavi tonlarının her sahnede yoğun olarak kullanıldığı, görsel açıdan büyüleyici bir estetik sunan film, Almodóvar’ın yönetmenlik dehasını ortaya koyuyor. Her bir sahne titizlikle hazırlanmış ve oyuncuların performansları abartıya kaçmadan, karakterlerin gerçekliğini hissettiriyor. İzleyiciye adeta bir görsel şölen sunan bu film, hem estetik hem de tematik olarak hafızalarda yer ediyor.

Kadın özne ve erkekliğin baskın tiplerinin alaşağı edildiği bu cesur yapım, hem dönemi için yenilikçi hem de bugün izlediğinizde hâlâ kışkırtıcı. Sinir Krizi Eşiğindeki Kadınlar, feminist bir bakış açısıyla izlenmesi gereken, etkileyici bir Almodóvar filmi. Felsefemina olarak bu filmi 10 üzerinden 8 puanla değerlendiriyoruz.