Sanat İle Bilimsel Öngörüler “AI ve Blockchain

Yapay zeka ve Blockchain teknolojileri, son yıllarda teknolojideki en hızlı gelişen alanlar arasında yer alıyor. Bu teknolojiler, birçok sektörde önemli yenilikler getiriyor. Lambadan birden çıkmadı ya, elbette öncesinde bize göz kırpan fantastik hikayelerde tanıtımları yapıldı. Yapay zeka teknolojisinin derinlemesine dalmadan, sinemada AI, Blockchain ve sinemanın gelecekteki muhtemel birleşimi, edebiyatta bilimsel çalışmalara katkı sağlayan öngörüler hakkında kısa bir yolculuğa çıkalım.



Yapay zekanın en gelişmiş versiyonları olan R2-D2 ve C-3PO, insana en yakın türlerdir.

Şüphesiz, Star Wars dünya sinema tarihinin en çok ses getiren fantastik bilim kurgu filmlerinden biridir. Bu günlerde ChatGPT ile başlayan yapay zeka yolculuğumuza, filmlerde insanların gelecekte ne tür bir dünya ile karşılaşacaklarına hazırlayan droidleri inceleyerek başlayabiliriz.


R2-D2 gibi karakterler, yapay zekanın potansiyeli ve etkileri hakkında düşünmemizi sağlayan bir örnektir. Komutla çalışır ve görev bilinciyle hareket eder. C-3PO, yapay zekanın sosyal ve etik yönlerini düşündüren bir örnektir. Dil kapasitesi yüksek, iletişim ve sosyal beceriler konusunda hayal gücümüzü zorlayan esprili bir karakter olarak karşımıza çıkar.

“Notion AI” benim için C-3PO. Beğenmediği soruları net bir şekilde ifade ediyor, istediğin gibi cümle kurman konusunda seni sonsuz yönlendiriyor ve tüm donukluğuna rağmen birlikte tamamladığınız işi en iyi şekilde bitirmeniz için motive ediyor. Ya da ben öyle sanıyorum.

Diğer taraftan C-3PO’nun aşırı derecede sosyal ve insana benzeyen bir yapısının olması, yapay zekanın etik ve toplumsal yönleri hakkında da bazı soruları beraberinde getirir. Yapay zeka teknolojisi, insanların yerini alabilecek mi? İnsanlarla aynı haklara sahip olabilecek mi? Bu soruların yanıtları, yapay zeka teknolojisinin gelişimi ile birlikte daha da önem kazanacaktır.



R2-D2 ise görev ve sadakatin makinelerce yıllara dayanan bir biçimde işlendiğini gösteren çarpıcı bir örnek. Diğer taraftan elinden her işin gelmesi, yeri geldiğinde iletişim aracı, yeri geldiğinde kurtarıcı, yeri geldiğinde ise çok iyi bir sırdaş… Hepimizin ihtiyaç duyduğu bir robot adeta.

Tam da burada Terminatör-2 filminde Sarah Connor’ın bir kısa monoloğu geliyor aklıma. Bekar bir anne olarak çocuğuna babalık yapmaya çalışan adamların eksikliklerini sıralarken makineye güzelleme yaparak insan-makine karşılaştırmasında çok iyi bir örnek veriyor.



Sinema karakterlerine ait dijital veya fiziksel lisanslı ürünler ve koleksiyon eşyaları, blockchain teknolojisi kullanılarak benzersiz ve takip edilebilir dijital varlıklara dönüştü. (NFT) projeleri, sinema karakterlerine ait dijital sanat eserlerini veya diğer ürünleri temsil eder ve hayranlara benzersiz dijital varlıkların mülkiyetini sağlar.

Beni en çok heyecanlandıran özelliklerinden biri ise hayran katılımı ve etkileşimi ile ilgili Blockchain teknolojisinin kullanım alanı. Star Wars karakterleriyle benim aramdaki etkileşimi artırması. İnteraktif blockchain tabanlı oyunlar veya uygulamalar, hayranların sinema karakterleriyle etkileşime geçmesine ve kendi dijital varlıklarını yönetmelerine olanak tanıyor. Bu sayede 43 Yıl önceki hayal gücüne ben de erişebiliyorum ve aynı zamanda oynadıkça kazanıyorum.


Edebiyatta ise bir isim var ki yazar değil kahin sanki! Jules Verne (1828–1905) bilim kurgu, macera ve keşif temalı eserleriyle tanınmış bir Fransız yazar ve oyun yazarıdır. Verne, 19. yüzyılın ortalarında ve sonlarında dünya çapında popüler bir dizi roman kaleme almıştır. Bazı romanları ve dönemi itibariyle sadece hayal edilebilecek teknolojilerin kısa sürede hayata geçirilmesinde etkili olduğunu düşündürür. Denizaltılar, uzay seyahati, havacılık, dünya turizmi ve yeraltı şehirleri gibi.


Verne’den neden bahsediyoruz. AI ve Blockchain teknolojisi ile bir bağ kurmak değil derdim. Burada şuna dikkat çekmek istiyorum. Zamanın ruhu ve teknolojisi fikirlerimizin gerçeklemesinin imkansız olduğunu gösterdiğinde “Sonsuz hayal gücü” bir başkasına ilham olacak ve bir şekilde bir yerde birikerek ilerleyen bilime katkı sağlayacak.

Sinema ve edebiyattan gerçek dünyaya geçiş yaptığımızda:

ChatGPT ve diğer tüm yapay zeka teknolojisi uygulamaları, insanın evrim sürecinden ziyade hayal dünyamızın geldiği son noktanın en basit hali olarak görünüyor.

İnsan evriminde Homo habilis, Homo Erectus ve Homo Sapiens sırayla azıcık kafası çalışan, iki ayak üstüne dikilen ve kafası çalışan ve son olaraksa hem dikilen hem daha çok kafası çalışan insana evrilmiştir.

Yapay zeka türleri arasında ChatGPT ve diğerlerinin, gelecekte Star Wars AI karakterlerine kadar uzanan bir evrimsel süreç izlemesi muhtemeldir. Bu tür evrim süreçlerinde bilimin birikerek ilerlemesi teknolojiyle ilgili fantezilerin gerçekleşme olasılıklarını artırmaktadır.



Özetle, sinema ve edebiyatın yapay zeka ve blockchain teknolojilerine ilişkin öngörüleri, insanlığın geleceğine yönelik fikirler edinmemizi ve bu teknolojilerin nereye gidebileceğine dair tahminler yürütmemizi sağlamaktadır. Yapay zeka ve blockchain teknolojilerinin hızla gelişmekte olduğu bu dönemde, bu öngörülerin önemi daha da artmaktadır. Bu teknolojilerin etkilerinin ve potansiyellerinin tam olarak anlaşılabilmesi, öngörülerin ve edinilen fikirlerin dikkate alınmasıyla mümkün olacaktır.

Yorum bırakın